Ölümyiyen Hikayeleri

Ölümyiyen Hikayeleri

Muggle ve Seherbazlar uzak dursunlar! Bu blog Karanlık Lord'a adanmıştır.... (Alessea ve Lariana...Sadık Ölümyiyenler!)

Black Kız Kardeşler || Birinci Bölüm || Sarhoş Ruhlar Barı

24/3/2008

Nehirden yukarı çıkan ufak patikada iki kız belirdi.Bunlar Alassea ve Lariana’ydı.Pek sessiz olan Alassea daima Lariana ile dolaşırdı.simsiyah uzun saçları olan Lariana en sevdiği siyah elbiseyi giymişti.Onun aksine Alassea, saat başı değişen saç rengiyle gözleri kamaştırıyordu.Lariana hep onunla şakalaşır, ve ona “küçük işaret fenerim” derdi çünkü nereye giderlerse gitsinler her yerden ilk onun saçı göze çarpıyordu.

 

“Senin sayende asla kaybolmayız biz ya da tam tersine izimizi kaybettiremeyiz”

 

Şimdi noel zamanıydı.Hogwarts’dan çoktan mezun olmuş Lariana ve Tariel artık tamamen reşit olmuş ve özgürlerdi, Lariana aynı şeyi Alessea için de diliyordu çünkü yılda iki kez ondan ayrılmak işkence gibiydi.Nehir kenarında yürürlerken Lariana da bu konu hakkında şikayet ediyordu ve kız kardeşi de sabırla onu dinliyordu

 

-..Ve geçen gün beni böyle delirtti Ssea, onunla aynı evde uzunca bir süre kalmak ne demek bilemezsin, sürekli hayal dünyasında yaşıyor.

-Biliyorum Lariana, ama çok az kaldı inan bana, zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksın bile.

-Yooo bilemezsin çünkü sen onunla asla yalnız kalmadın.O benim kızkardeşim, onu seviyorum ama…yanımda yakın birisini istiyorum.Okula geri dönmemeni tercih ederim.Evet, bunu senden istiyorum.

Ssea şaşırmıştı, Lariana ilk defa kendisinden böyle bir şey istiyordu.

 

-Lariana bunu benden isteme!” dedi gözyaşı damlası yüzünden aşağıya yuvarlandı.Lariana devam etti;

 

-Okulda sana öğrettikleri şeylerin hepsi saçmalık!Doğru düzgün karanlık sanatları bile göstermiyorlar, bizim bildiğimiz büyüleri öğretmenler ağızlarına bile almıyorlar.Neden böyle bir okula gidesin ki?” Fakat onun gözyaşlarını görünce duraksadı.”Neyse Ssea senden böyle bir şey istemeye hakkım yok gerçeten.”

 

-Bize bir şey öğretmedikleri gerçek, ama biliyorsun ki gitmeliyim!

-Biliyorum.Eh, en azından okulda birkaç tane gerçek büyücü var da içim biraz olsun rahat!Gerçi sensiz de karanlık sanatların zevki çıkmıyor”.Gülümseyerek kızkardeşinin koluna girdi.”Dediğin gibi zaman çabucak geçer, birkaç ay daha sabredebilirim.Hem döndüğünde sana büyük bir süprizim olacak!”Bunu der demez sağ elini istemsizce sol koluna götürdü, hemen geri çekti.Çok hafifi bir hareketti bu. “Ama o zamana kadar sabretmelisin”

 

Ssea’nin saç rengi heyecandan hemen değişivermişti, göz alıcı bir kırmızıyla insanların gözlerini alıyordu.Lariana gözlerini kısmak zorunda kaldı.

 

-Şimdi söylesen ölür müsün?

-Henüz değil ama sabret çünkü bu seni de ilgilendiren bir şey.Şimdi söyleyerek o anın tadını bozmak istemem.”O sırada ikiz kızkardeşler şatodan çıkıp Quidditch sahasına yönelmişlerdi.Ellerinde süpürgeler vardı.İkisi de gülümseyerek Alassea ile Lariana’ya el salladılar.

 

-Peki, bekleyeceğim madem öyle.” İkizlerin yanına gittiler.

 

İkizler birbirlerine top atıp duruyorlardı.Bir süre onları izledikten sonra Lariana;

 

-Akşam için bir şeyler yapmak istiyorum Ssea.İki gün sonra okula gideceksin bari gitmeden tozu dumana katalım ha?” Gözleri parladı, o anda Alena’da Nessima’nın çevresinden dolanarak topu direkten içeri sokmuştu.

 

Ssea sinsice gülümseyerek “Aynı kule” dedi.Lariana anlamamıştı.Ssea gözlerini devirerek “Son kule” diye tekrar etti.Lariana nihayet anlamıştı.

 

-Haa!Elbette son kule, başka ne olmasını bekliyordun ki? (Son kuleden Sarhoş Ruhlar Barı’na gizli bir geçit açmışlardı.Süpürgelerini kullanıp bu gizli ve kimseye görünmeyen yoldan oraya rahatça gidip gelebilyorlardı.)

 

-Accio süpürgeler!” İki adte süpürge şatodan fırlayıp yanlarına geldiler.Birbirlerine gülümseyerek havalandılar ve son kulenin tepesinden gözden kayboldular

 

 

Sarhoş Ruhlar Barı Karanlık Büyücüler Köyü’nün en gözde mekanıydı.Tahta ve tek odalı bir kulübe görünümünde olan bu barın ünlü yapan şey içeriye girince ortaya çıkıyordu.Tek katlı bina bir anda gökdelene dönüşüveriyor ve her katta ayrı bir ırk gecenin keyfini çıkartıyordu.Sarhoş ruhlar Barı denmesinin sebebi ise en üst katta kalan ruhların attıkları çığlıklardı.Sahiden sarhoş olup olmadıklarını bilmiyordu Lariana, belki de sadece ortama ayak uydurmaya çalışıyorlardı.

 

İçerisi tıklım yılkım doluydu, her kata bakan Lariana ile Alassea tek bir boş masa bulamamışlardı.Üstelik kuyrukta sıra beleyen yüzlerce cadı ve büyücü vardı.Lariana;

 

-Burada adım atacak yer yokken nasıl içip sarhoş olabileceğiz.Başka bir yere gidelim…ama neresi…şöyle eğlenceli ve içki dolu…Mesela bir Muggle barı?” diye de ekledi sessizce.Alassea kulağını dört açarak dinlemeye başladı

 

-Uğraşacak bir sürü muggle! Ve kimsenin haberi olmayacak!Ne dersin?

-Harika olur!Bir kaç muggle ile uğraşmak keyfimizi yerine getirebilir.

-Bildiğim bir yer var.”Ssea’nin kolunu tutup buharlaştı.Karanlık bir muggle sokağında ortaya çıktılar.Etrafına mennun bir şekilde bakınan Lariana ve Alassea, karşılarındaki eski tahta kapıdan loş ve mumlarla aydınlatılmış eski, büyük bir odaya girdiler.Sarhoş olmuş ya da olmak üzere olan birkaç muggle vardı.En köşedeki bara gidip oturdular.Ortamındaki garip insanlara alışkın olan barmen bile onları görünce şaşırmıştı çünkü kıyafetleri oraya göre bile olağandışıydı.Tatsız birasından bir yudum alan Ssea yere tükürdü.

 

-Ahh..Bu ne böyle? Ölüyorum sandım!

-Ama öyle deme!birazdan o bira sana çok güzel gelecek inan bana!” Asasını çıkarmıştı bunu söylerken, barmen irileşmiş gözlerle ona bakıyordu.Adamın gözünün içine baka baka Lariana bir muggle a doğrulttu asayı ve zavallı adam yükselmeye başladı.Bir an sonra Lariana asayı hızla çevirdi ve muggle hızla duvara yapıştı.

 

-en zevklisi tavanda sektirmek Ssea, ama henüz o kadar sarhoş değilim ki!” Birasından koca bir yudum aldı.İkisinin bardağında kaymak birası vardı şimdi.Alassea’de asasını çıkardı ve bağırdı

 

-Crusio!” Çığlık sesleri yankılandı.”ahh lariana atış sahası gibi, istediğim yere nişan alabiliyorum!Daha önce de yapmalıydık bunu!”

 

Lariana da işi daha da zevkli hale getirecek büyüyü yapmak üzere asasını kaldırmıştı..

 

-Avada….

 

Sözleri yarım kaldı.etraflarında “puf” sesleriyle birlikte bir sürü büyücü belirmişti.İşin kötüsü hepsi de asalıydı ve hepsi de Alassea ile Lariana’ya dönüktü.bir muggle barı için olağandışı bir durumdu.

 

-Neler oluyor Ssea?Başka birilerini davet mi ettin yoksa?” Sonra alay edercesine sırıttı. “Ah hayır sen bunları davet etmemişsindir! Pis muggle koruyucuları”

 

Son sözleri dedikten sonra bir seherbaza kırmızı kıvılcımlar yolladı.Etraf bir anda savaş alanına dönmüştü.Bir masayı kendilerine siper alan Lariana ile Alassea, seherbazlar geri püskürtmeye çalışıyorlardı ama sayıları çok fazlaydı.

 

-Dikkat et! “Bir tanesi arkalarına geçmeyi başarmış, Ssea’ye mor ışınlar yolluyordu.

-Protego!!!” Büyüyü engellemişti ama kolu yaralanmış, kanıyordu.yırtılan sol kolundan karanlık işaret gözler önüne serilmişti.Seherbazın heyecanlı bir şekilde diğerlerine kendisini işaret ettiklerini gören Lariana;

 

-Çabuk Ssea, gitmeliyiz buradan!” diye bağırdı.Son büyülerini de yolladıktan sonra buharlaştılar.Sarhoş Ruhlar Barının önünde soluk soluğa duran Lariana;

 

-Acemileri yollamışlar arkamızdan!Buharlaşıvereceğimizi hesaba katmadıklarına göre!

-Aptal oldukları için muggle koruyuculuğu yapıyorlar ya ablacığım, hem sen uzat kolunu da yarana bir bakayım.

-Ben iyileştiririm, sen beceremezsin.” Ssea’yı kolundan uzaklaştırdı. “Hem son muggle a ne yaptığımı gördün mü? En son tepetaklak havada duruyrdu, tam öldüren laneti yapacaktım ki bastılar bizi namussuzlar!

 

Ssea endişeliydi ama sustu yine de.Sessizce bekledi.

 

-Bunu fena ödeyecekeler!Bunu yanlarına kar bırakır mıyım sanıyorlar?” Gülümsemesi kulaklarına varıyordu.Ssea ;

 

-Başını derde sokma Lariana, hele okula gideceğim gün sakın!

-Peki ama bu gecelik için söz verebilirim sana küçük kardeşim.

-Bu gecelik, tamam…” Lariana için endişeleniyordu çünkü kardeşlerinin arasında en sevdiği oydu ve onu da kaybetmek istemiyordu.Lariana onun gözlerindeki endişeyi görünce sağlam koluyla ona sarıldı.

 

-Söyler misin şu koca dünyada benimle baş edebilecek herhangi bir büyücü ya da gurup tanıyor musun?” Sonra ekledi “Sen hariç elbette!”

-Hayır” dedi gülümseyerek.

 

Sarhoş ruhlar barından süpürgelerini alarak evlerine geri döndüler.Yolda giderken konuşuyorlar ve yüksek sesle kahkahalar atıyorlardı.Gçetikleri yolun altında bir muggle şaşkınlıkla havaya bakarak sesin kaynağını aradı ama son gördüğü  tek şey yıldızlı gökyüzü ve üzerine doğru gelen yeşil bir ışık olmuştu.Kahkahalar yankılanarak gecenin sessizliğinde kayboldu.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Giriş ~Black Şatosu ve 5 Kızkardeş

12/3/2008

Ormanın içlerinde pek az kişinin bildiği ve ondan da az kişinin girebildiği bir şato vardı.Ormanı boylu boyunca geçen nehrin kenarına kurulmuş olan bu şato, asırlardan beri pek soylu ve köklü Black ailesine aitti.Şato, yüksek kuleleri, devasa yapısı, quidditch sahası, ve yüzlerce odası ile göz kamaştırıyordu.İlk bakışta kimseler yokmuş gibi görünse de aslında burada efsanevi 5 Black Kızkardeş yaşamaktaydı.Tariel, Lariana, Alassea, Nessima ve Alena.Tariel  20 yaşındaydı, diğer kardeşlerin aksine vaktini çiçek bahçelerinde geçirir, romantik hikayeler yazar ve kendi dünyasında yaşardı.Sapsarı saçları ve açık yeşil gözleri ile kendi yazdığı hikayelerin prensesleri gibiydi, devamlı beyaz atlı prensini beklerdi.Ondan iki yaş küçük olan Lariana ile 17 yaşındaki Alassea en iyi anlaşan kızkardeşlerdi.Black ailesinin geleneklerini sürdürerek kendilerini karanlık Sanatlara adamışlardı, günlerini çeşitli deneyler yaparak, eğlenerek ve kızkardeşleriyle uğraşarak geçiriyorlardı.En küçükleri olan Nessima ile Alena ikizlerdi ve birbrlerinin kopyası gibiydiler.Sadece Alassea ve Lariana onları gerçek anlamda ayırt edebiliyorlardı, ikizlerin kendileri bile bunu nasıl yapabildiklerini bilmezlerdi.Nessima ailedeki en bilgili kişiydi, devamlı kitap okur ve okuduğu bilgileri şimşek hızında beynine yerleştirirdi.Büyüleri ezberlemede bu çok işine yarıyordu.Alena ise çok zekiydi ve çok çabuk öğreniyordu.Bu iki kızkardeş adeta birbirlerinin tamamlayıcısıydılar.

 

Bu kadar zıt karakterlerin bir arada yaşaması kimilerine göre imkansız gelebilirdi ama onlar Black ailesiydiler.İmkansız kelimesi onların sözlüğünde yoktu.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Karanlık Bir Parodi

11/3/2008

Birinci Perde ~ Gizli Görev

 

 

Yasak Ormanın derinlikleri…Nerden geldiği belli olmayan kahkaha sesleri, bağrışmalar ve emirler yağdıran soğuk bir ses.Karanlığın içinden beliren Lariana gözlerini ilerideki bir noktaya sabitlemiş kulağına gelen bu sesleri takip ediyordu.Birden arkasından yaklaşan birinin sesini duymaktan çok hisseti ve asasını çıkardı.Şekil yanına yaklaştıkça daha da belirginleşti, bir çift donuk gözle karşılaştı.Asasını indirdi, siyah gözlerini karşısındakine dikti.

 

-Merhaba Ssea!Seni burada görmeyi beklemiyordum!Seslere bakılırsa toplantı çoktan başlamış.

 

-Evet geç kaldım, bu ormandan nefret ediyorum her defasında saçlarıma çalılar dolanıyor.

-Buharlaşabilirdin ama sanırım beni izlemeyi tercih ettin.” dedi gülümseyerek Lariana. “Çalılar değil de derdim...Karanlık Lord gene sinirlenmiş görünüyor..Bu zamanlarda onunla konuşmayı hiç istemiyorum.Bir de şu lanet fare Peter oradaysa...”

 

İç geçirdi. “Neyse Ssea gel beraber yürüyelim, bakalım gecenin bu saatinde ne toplantısıymış bu”

 

-Peter'dan nefret ediyorum ve sanırım Karanlık Lord bana kızdı!

 

Şaşırmıştı Lariana

 

- Neden sana kızsın ki?Sen onun en gözde Ölümyiyenisin.

-Son görevde yakalanıyordum paçayı zor kurtardım bebek tonksi yüzünden…

 

Lariana sinirlendi birden.Ahh Tonks..Onunla kapışmayı ne kadar çok istemişti.Her yerde oyun bozan Tonks karşılarına çıkıyordu.Alessea’nın saçına dolanmış ufak çalılık parçasını dikkatle aldı ve

 

-"Ben en kısa zamanda icabına bakacağım onun, sen merak etme!"

 

Tonks’u sırf bu yüzden öldürebilirdi. “Sana kızdığını sanmıyorum olsa olsa Peter’a kızıyorudur geçen gün gittiğimiz görevde yanlışlıkla beni lanetledi.Karanlık Lord’un onu öldürmemesinin tek sebebi benim eğer söyleseydim…”Sinirli adımlarla toplantı yerine yürümeye başladı bir yandan da Alessea’nın kolunu çekiştiriyordu.Alessea inatla geri çekildi.

 

-Neden gelmiyorsun?

-Korkuyorum!

Karanlık Lord’dan mı?

-Evet!

-Ben varken senin yanında kimse sana zarar veremez korkma.

 

Alessea korku dolu gözlerle ona baktı sonra başını sessizce sallayıp Lariana’nın yanı sıra yürümeye başladı.Lariana ona cesaret verircesine gülümsüyordu

 

-Hem bu gece önemli şeyler olacak hissediyorum.Karanlık Lord’un dahiyane fikirlerinden birine daha şahit olabiliriz ve hatta Potter’ı öldürmeyi bile deneyebiliriz.Ah, biliyorum yüzüncü deneyişimiz var ama Karanlık Lord bu konuda çok ısrarlı!

 

Alessea hevesle başını salladı

-Onu yakalamayı o kadar çok istiyorum ki.Eğer bunu başarırsak Karanlık Lord bizimle gurur duyacak” Gözlerinin içi gülmeye başlamıştı.

 

Büyük bir ateşin yandığı ormanın içindeki ufak açıklığa gelmişlerdi.Toplantı neredeyse bitmişti Karanlık Lord ise hazırladığı konuşma metinlerini katlamaya çalışıyordu- beş metre uzunluğunda parşömen yığınlarını katlamak o kadar da kolay değildi-

 

Karanlık Lord kırmızı gözlerini yeni gelenlere dikti ve

 

-Lariana.Alessea.Nihayet gelebildiniz.İşte yeni görevleriniz başarmanızı umuyorum” son kelimelerini gösterirken asasını yavaşça sallıyordu.Lariana titreyen elleriyle parşömeni açtı….

 

İkinci Perde ~ Sarhoş Ruhların Mekanı

 

Lariana gözlerini kapattı, görevin ne olduğuna bakmaya cesareti yoktu.Fakat yanı başından yükselen bir çığlıkla kendine geldi.Alessea oldukça neşelenmişti eliyle parşömeni işaret ediyordu.

 

-Bak Lariana! Bize ne vermiş Karanlık Lord görev olarak” Lariana merakla göreve baktı.

 

Büyük görev! Harry Potter’ı bulun ve bana getirin! Sizden önce bunu yapmaya çalışan 150  kişinin aksine bunu başaracağınıza inanıyorum!

 

Lariana’nın içini sıkıntı kaplamıştı.Kendini şimdiden Karanlık Lord’ın önünde diz çökmüş ve kendisini öldürmemesi için yalvarırken görüyordu.Asasının bir hareketiyle parşömen alevler içinde kalıp yok oldu.

 

-Gözlerindeki mutluluk pırıltılarına bakacak olursak bu görev için bir planın olduğunu varsayabilir miyim? Çünkü başaramazsak sonumuz pek iyiye benzemiyor, aynı görevi alan fakat başaramayan Crabbe'ı hatırla! Onu son gördüğümde her tarafını yılanlar sarmıştı" ürperdi.

 

-Ama başaracağız o minik bebek elimizde olacak merak etme Lariana!

 

-Eh hadi o zaman başlayalım da, nerden başlamalıyız sence?" onlar konuşurken Karanlık Lord ilgisini çoktan başka yere kaydırmıştı bile.Yanında ezik büzük duran şamaroğlanı Kılkuyruğu azarlamakla meşguldü.

 

Ssea Lariana'yı hafifçe kenara çekti "Bence ilk olarak güvenebileceği kişilerden yerini öğrenebiliriz, eğer güzellikten anlamazlarsa elbette başka yollar…

 

-ağaçtaki bir yarasa acı içinde haykırdı-

 

-....yaratırız" dedi yaramaz bir gülümsemeyle.

 

Yarasaya bakarken gözlerini kıstı Lariana.."Eh çok iyi bir şekilde korunduğunu biliyoruz fakat.." Yakınlarına kadar gelmiş bir Ölümyiyen'e dikti gözlerini "burası böyle şeyleri konuşmak için pek iyi bir yer değil!Benim canım ateş viskisi istiyor ve bu görevde azıcık bekleyebilir!Ne dersin?"

 

"İyi olur kesinlikle bir ateş viskisine ihtiyacım var" Lariana, Ssea'nın kolundan tuttu ve buharlaşıverdi.Bu saatte gidilecek tek bir mekan vardı orası da "Sarhoş Ruhlar Barı"ydı.

 

 

Üçüncü Perde ~ Bulanık Katliamı

 

Lariana gözlerini açmaya çalıştı.Her deneyişinde parlak bir ışık gözbebeklerini yakıyor, onu  uyumaya teşvik ediyordu.Çaresizce dün gece ne yaptığını hatırlamaya çalıştı.

 

Alessea ise Lariana’yı bulmaya çalışarak masalar arasında geziniyordu.

 

"Lariana " diye uzun uzun seslendi fakat Lariana'dan ses çıkmıyor sadece derin derin nefes alışlarını duyabiliyordu.En sonunda dayanamayıp sesinin tüm gücüyle bağırdı. “Larianannna!”

 

Ssea'nin yanındaki masanın dibinde sızmış olan Lariana can havliyle bağırarak sıçradığı için üzerindeki masayı görmemişti.Tok bir ses çıkartarak başını tahtaya geçiriverdi.Dişlerini sıkarak konuştu "Alesseaaa, neden bağırıyorsun zaten başım çatlıyor" Eliyle şiş kafasını tuttu "şimdi daha da ağrıyor" Masayı kenara fırlattı ve ayağa kalktı fakat hala sallanıyordu.Gözlerini Ssea'ye dikti "Nerdeyiz Ssea?Niye uyandırdın hem beni" diye sordu.

 

-Bunu unutmuş olamazsın o başbelasını bulacaktık ne çabuk unuttun!Bu arada özür dilerim" dedi şiş başına bakarak.

-yok, yok.Unutmadım!Unutulacak gibi değil” Başka şeyler de hatırlamıştı, dün gece yirminci şişesini kafasına dikerken aklından bir sürü plan geçiriyordu fakat şimdi hepsi uçmuştu.”Ne yapacağız?” Bıkkın gözlerle Alessea’ya baktı.Alessea ise oldukça sakindi, Lariana içip dururken bilgi toplamıştı etrafta.

 

"Sabah Draco Malfoy ile konuştum en güvendiği kişiler Weasley ve Granger mış"dedi tiksinerek. "Plan ise onları bulup konuşturmak".

 

-harikasın Ssea!Umarım anlattığın kadar kolay buluruz!"

 

Asasını salladı, bir cam bardak havada süzülerek geldi içinde ateş viskisi vardı "bana beş dakika ver aklımı toparlayayım sonra gizeriz".

 

Alassea gözlerini çevirerek"Peki" dedi.Lariana bardağı kafasına diktikten sonra sallanarak ayağa kalktı "Ssea bizimkilerden birine yakalanmamaya çalışalım yoksa bizi ispiyonlarlar. Evet sanırım şu bulanığı nerede bulacağımı biliyorum muggle anne ve babasıyla kalıyordu onu konuşturmak zor olmayacakktır".Alassea'nın yüzünde şeytanca bir gülümseme belirdi ve buharlaştılar.

 

__________________________________-

 

Sabaha karşıydı hava henüz aydınlanmamıştı.Grangerların evinin önü son derece sakindi.Hala sarhoş olan Lariana bacadan girmek konusunda ısrar ediyordu hem de olmayan bacadan.Alessea içini çekip cebinden çıkardığı tuhaf görünüşlü bir içkiyi ona içirdi, bu en azından bir süre onu sakinleştirdi.

 

-Ssea eve giremiyoruz ne yapacağız? diye şakıdı Lariana.Ssea ise karşıdan geçen bir grup Muggle gençleri süzüyordu.Karşıdanki Muggle gençlere baktı ve Lariana'ya dönüp

 

-Muggle kıyafeti giyip eve girebiliriz".Lariana üzerindeki kıyafete baktı ve içini çekti.

 

-haklısın bu ateş viskisi lekeleri ile içeri girmek saygısızlık olur değil mi?" Asasını salladı ve çivit mavisi bir gecelik belirdi üzerinde "bu nasıl Ssea geçen bir muggle ı bunu giyerken görmüştüm" bu arada yanlarından geçen mugglelar asasyı fark etmişler ve dehşet içinde onlara bakıyorlardı.İçini çeken Lariana

 

-Ssea şunlarla bir ilgileniver canım!Bakışlarından rahatsız oldum"

 

Ssea onlara tuhaf tuhaf bakan Muggle'lara asasını salladı ve hepsi yok olmuşlardı.Daha sonra Lariana'ya dönüp kıyafetine göz attı.

 

-gerçekten güzel” dedi o da kıyafet değiştirmişti.

 

 -Hadi içeri girip şu bulanığı uyandıralım" Ssea'nın yüzünde yine o gurur gülümsemesi.Kapının kilidini açtıktan sonra içeriye girdiler.Lariana fısıldadığını sandığı bir sesle adeta bağırdı..

 

-Ssea sen Granger'ı yakala ben de ailesini etkisiz hale getireyim!"

 

-Tamam " dedi.Lariana Ssea'dan ayrılarak evi dolaşmaya başladı ve önüne gelen ilk kapıya yöneldi bir yandan da düşünüyordu "burası olmalı kapısı kapalı olduğuna göre" Asasına uzandı ve yavaşça kapıyı tuttu.Sonra birden kapıyı çekip içeri bağırarak daldı fakat heyecanlı bağırması acı dolu inlemeye dönüştü sesi giderek uzaklaştı."Lanet olsun kim evin bu kısmına bodrum koyar ki kahretsin" Aşağıdan cam kırılma sesleri, sayfa yırtılmaları geliyordu.

 

"pis bulanıklar yedim sizi" diye merdivenlerden yukarı çıktı.Üstünden başından kitap sayfaları sarkıyordu anlaşılan Granger’ın kütüphanesine toslamıştı.Saçı başı iyice dağılmış gözleri çakmak çakmaktı.Alessea seslendi:

 

-Üst katta tek bi oda var!”sonra bağırarak ekledi:”Burada da yoksan seni elime geçirdiğimde mahvedicem pis bulanık"Kapıya açtı.Granger hararetli bir şekilde bir şeyler yazıyordu.Kapının eşiğinde durmuş yüzünce acı ve sevinçle ona bakıyordu. Lariana merakla başını uzatıp baktıktan sonra kahkahalar atıp yere yığıldı “Ssea baksana vasiyetini yazmaya başlamış bile ne yazık ki onu okuyacak kimse olmayacak”Alessea tıslar gibi bir sesle:

 

-Buraya kadar pis bulanık…"Crucio" diye bağırdı.Granger acıyla kasıldı.O bağırdıkça Lariana da keyiflendi ve Ssea'ye hayranlıkla baktı, Crucio'yu ondan daha iyi yapan bir kimse bile yoktu -belki Karanlık Lord’un kendisi dışında.Granger’ı yanlarına alarak buharlaştılar.

 

 

"nereye geldik biz böyle?" Karanlık bir yerdi, Lariana iyi görmek için gözlerini kısmak zorunda kalmıştı.Alessea ona gülümsedi "Merak etme sadece ifadesini alacağız"dedi.Geldikleri yer eski bir evli her yerde örümcek ağları vardı.

-Peki eğlenmenin bir zararı yok ama ben kısa yoldan işleri halletmeyi severim" Asasını salladı ve havada beliren ipler Granger'a dolanıp onu sıkmaya başladı "Evet minik bulanık, şimdi bize değerli arkadaşın Potter'ın nerede olduğunu söyleyeceksin" bir yandan da ipleri sıkıyordu "eğer söylemezsen seni bin parçaya bölmekten büyük zevk alacağım" yüzünde şeytani bir ifade belirdi.Alessea Lariana'ya bakıp güldü.

 

-Hadi bakalım öt seni bekliyoruz minik bebek Potter nerede.Hıçkırıklarla ağlamaya başlayan Granger  başını iki yana salladı ama Lariana asasının minik bir hareketi ile susturdu onu.

 

-Hadi konuşsana velet! Akşama kadar seni bekleyemeyiz!Bak Ssea'nin yöntemleri çok daha ağırdır seni onun şefkatli ellerine bırakmadan önce ötmeni şiddetle tavsiye ederim!"

 

Granger inatla başını sallıyor Alessea git gide sinirleniyordu.Oturduğu sandalyeyi iterek kalktı.Ona yaklaşarak;

 

-Bana bak bulanık konuş yoksa seni öldürürüm sadece seni değil tüm sevdiklerini"Gözbebekleri öfkeden kocama olmuş adeta Garnger’ı hipnotize edecekmiş gibi bakıyorlardı.Larina gülmeye başladı ve heyecanla bekledi "işte onu kızdırdın artık çok geç ben elimden geleni yaptım! Ssea'ye döndü ve

 

-Canım bu bulanık senindir al tepe tepe kullan" Kenara çelilip oturdu.Havada bir kutu patlamış mısır belirdi.Bir yandan onu yerken bir yandan film izler gibi önündeki ikiliyi seyrediyordu.Sssea'nın yüz hatları daha da belirginleşmişti

 

-Şimdi bulanık söyle Potter nerde"diye haykırdı.Granger ağlıyordu ve başını hayır anlamında sallıyordu

-Demek hayır öyle mi?Cru…Ssea bağırmadan önce Lariana atılıp onu durdurdu ve Granger'ı işaret etti.Kız bir şey sylemeye çalışıyordu.iyice yaklaştılar ve Granger kanlanmış gözlerini kaldırdı ve ağzından şu sözler döküldü.

 

-Cehenneme gidin" Bu sözleri duyar duymaz Lariana Ssea'yı kenara çekti ve asasını doğrudan kızın kalbine yöneltti.Asadan yeşil bir ışık fışkırdı, bulanık cansız yere serildi.Burnundan soluyan Lariana;

 

-Fazla dişli çıktı uğraşmaya değmezmiş biz en iyisi ötekiyle, şu kızıl kafayla ilgilenelim.Ssea bir kahkaha attı

 

-Sen bilirsin Lariana" dedi ve güldü cansız bedene bakarak Arkasını döndü, cansız bedene iyice eğildi ve tükürdü.Lariana'nın çınlayan kahkahaları odada yankılandı.

 

-Tam bir bulanığa yaraşır bir hediye" dedi.

 

-Emin ol Lariana Lord bir bulanığın daha yok olduğunu duyduğunda bizimle gurur duyacak

 

-Evet kesinlikle ve bu bulanıkta sıradan bir bulanık değil, yaralı suratın arkadaşı belki görevişmiz tamamlanmıştır ha ne dersin?Bence Potur bu temizliği duyunca kendi ayaklarıyla bize gelecek.Alassea

 

-Hahahaha. Hadi gidip içelim yoksa çıldıracağım" Lariana asasından kırmızı kıvılcımlar çıkardı. "evet hadi içelimmm!! Daha ne bekliyoruz ki?" dedi ve ikisi birlikte buharlaştılar.Arkalarında bıraktıkları Bulanık artık umurlarında bile değildi.

 
Dördüncü Perde ~ Karanlık Lord’un Ziyareti

 

Granger'ın ölümünü kutlamak amacıyla  Alessea ve Lariana Ölümyiyenlerin mekanı olan "Karanlık İşaret Barı" na gittiler.Burası 24 saat açık olan bir yerdi ve dinlenip stres atmak için birebirdi.Lariana hemen girişteki masaya oturdu ve iki tane kaymakbirası istedi.

 

Alassea Lariana'ya bakıp keyifle birasını yudumladı."İyi iş çıkardık fakat sonuç yok şimdi ne yapacağız?”

 

Lariana umursumazca başını salladı.

 

-şimdilik bir şey yapmamıza gerek yok, zaten çok şey yaptık?" Bardağını ağzına dikti fakat gözlerini kapıya çevirdiğinde az kalsın ağzındaki tüm birayı püskürtecekti.Büyük bir zorlukla yutkunduktan sonra telaşla Alessea'nın kolunu tuttu ve kapıyı işaret etti

 

-Ssea az önceki fikrimi değiştirdim.Bence bir an önce bir şeyler yapmalıyız yoksa...kapıya baksana kim geldi?"

 

Bu soluk yüzü ve kırmızı gözleri tanımamak imkansızdı.Alesssea biraz korkmuştu,  kalkıp hemen Lord'un cüppesini öperek selam verdi.Lariana da telaşla yerlere eğildi...

 

-Lordum...Biz de sizin için masa tutmuştuk...işte..." eliyle kapının kenarındaki pis, berbat gölgelikli yeri gösteriyordu.Lariana içinden küfür etti keşke daha iyi bir yalan bulabilseydi.Karanlık Lord güldü ve ona gösterilen masaya oturdu.Anında birası gelmişti.Birayı içtikten sonra durdu :ve ayakta duran Alassea ve Lariana'ya baktı.

 

-Sonuç ne Lariana" diye sordu.Sinirden her tarafından ter boşalan Lariana yutkunmasını güç bela bastırdıktan sonra..

 

-Lordum.. son derece güzel sonuçlar elde ettik.Tam sizin umduğunuz gibi olmasada Potter'ın yerini öğrenmek üzereyiz fakat size güzel bir haberimiz var, bu sabah Potter’ın şu bulanık arkadaşını öldürdük" telaşla Ssea ye baktı onunda bir şeyler söylemesini istiyordu

 

-Evet Lordum çok uğraştık fakat küçük bulanık yerini söylemedi Lariana da onu öldürdü" dedi gururla Lariana'ya bakarak.

 

 

Lariana da onun bu sözleri üzerine cesaretlendi

 

-Hayır lordum... Ssea olmasa bunu yapamazdım. fakat dediğim gibi Potter'ı yakalamamız an meselesi" Bir an önce o mekandan uzaklaşmak ister gibi havası vardı.Karanlık Lor'dun düşüncelerini okumamasını diledi içinden.

 

 Draco Malfoy Potter'ın en yakın arkadaşlarını söyledi ama nerede saklandıklarını henüz bilmiyoruz evlerine bakmayı düşünüyoruz ama henüz bir planımız yok" dedi Ssea.

 

Karanlık Lord"Bir planınız yok demek"kırmızı gözleri sinirle ikisinin arasında gidip geliyordu Ssea Lariana'ya ne kadar fark ettirmesede çok korkuyordu hatta sonlarının geldiğini düşünüyordu.

 

-Hayır lordum aslında bir sürü planımız var ama içlerinden seçemedik birini" Lordun eli yavaşça asasına gidiyordu."Yani en şeytani planı seçmek zahmetli iş, size layık bir plan...." Lord elindeki bira bardağını masaya koymuştu." Biz de ...." Devam ettiremedi, gözleri Lord'un kendilerine çevrilmiş asasındaydı.Asadan yeşil bir ışık çıktı.Larina hafifçe bağırarak Ssea'nin kolunu tuttu

 

Biraz arkalarındaki masada duran büyücü yere kapaklandı.Karanlık Lord gözlerini sakince yerde duran cesede dikti "Bir casus daha eksildi.Zaten hiç sevmezdim adamı" Lariana rahatlamış bir ifadeyle Ssea’ye baktı.

 

Karanlık Lord"Ben benim sadık Ölüm Yiyenlerimi öldürmem"dedi soğuk bir sesle.Sonra buharlaştı.


-Ucuz kurtulduk Ssea.Bence bir an önce Potter’ın peşine düşmeliyiz, Karanlık Lord’u ikinci kez hayal kırıklığına uğratmak istemeyiz değil mi?

 

-Kesinlikle" diyerek ona katıldı Alessea.

 

-Nereden başlayacağız?Lanet Potter her yerde olabilir!"

-Kızıl kafa Muggle aşığından başlayabiliriz sevgili arkadaşının öldüğünü duyunca çok üzülecek ona bu haberi vermek için sabırsızlanıyorum.Keyfi yerine gelen Lariana asasını çıkardı

 

-oh evet!bu eğlenceli olacak!hadi bizi oraya götür Ssea asıl eğlence şimdi başlıyor!Ssea ve Lariana buharlaştılar.

 

Beşinci Perde ~ Weasley’lerin Son Oyunu

 

 

 Kovuğun bahçesine gelmişlerdi.Sakince etrafına bakındı çok sessiz görünüyordu fazla sessizdi. Alessea'nın kulağına fısıldadı.

 

-Dikkatli olmalıyız bence Ssea, bizim geldiğimizi çok önceden haber almışlardır fakat neyseki evin çevresine büyü yapmıştım gelirken" eliyle evin etrafındaki kırmızı haleyi gösterdi" bu onların buharlaşmalarına engel olacaktır fakat dikkatli olmalıyız, berbat da olsalar onlar büyücü sonuçta.

 

-Peki hadi içeriye girelim" Lariana asasını çıkardı ve kapıya uzattı.Kapı ve bağlı olduğu duvar olduğu gibi havaya uçtu.Sonra çekildi ve "önden git  bu şeref sana ait" dedi gülümseyerek.Alassea birşey demeden gitti.Ev oldukça sakindi etrafta kimse yoktu.Alassea;

 

-Sanırım işimiz kolay olacak" Odanın içerisi oldukça tozluydu fakat kimsenin olmadığı belliydi.Lariana sinirle bağırdı

 

-Kahretsin!nerede bunlar, hangi delikte saklanıyorlar?"Yukarıdan ayak sesleri geldi.Alassea "Şimdi" diye bağırdı.Birsürü ışık etrafı sarmıştı kimseyi göremiyordu.Lariana sesi duyar duymaz yukarı fırlamıştı Sesler birinci kattan gelmişti.Bağırdı "Expell.." tam bu sırada başka biri ondan önce davranmıştı "Expeliarmus!" kırmızı ışın direk yüzüne çarpıp asasını havaya uçurdu.Karşısındaki Mr Weasley'den başkası değildi.Telaşla bağırdı

 

-Ssea bu bir tuzak dikkat et!" Sonra kaybolan asasına bakındı fakat ortalarda görünmüyordu...Alessea Weasley'le düelloya girmişti, büyüler havada uçuşuyor, etrafta ne varsa kırıp geçiyordu.En sonunda "Avada Kedavra" diye bağırdı ve Mr. Weasley yere serildi.Daha sonra Larina'yı kaldırdı.Lariana gözlerini yerdeki cesete dikti ve buz gibi bir sesle "Hıh." dedi. Bütün yapıp yapacağı lanet bir silahsız bırakma büyüsüydü. Fakat gene de Ssea'nin orada olduğuna bir kez daha sevindi.

 

-Hadi şimdi Ron'a bakalım onun üst katlarda bir yerde saklandığını tahmin ediyorum!Bu iş fazla uzadı ve benimde canım sıkılmaya başladı bir an önce bitirelim şu işi!"Sonra Ssea'ye döndü "Teşekkür ederim Ssea!"

 

Koridora fırlamış olan asasını aldı.Alessea;

 

-“Önemli değil hadi üst kata çıkalım" dedi.

 

Önde Lariana arkada Ssea yavaş yavaş yukarıya çıktılar.Yukarıdaki kilitli kapıyı Lariana açtı.Bütün Weasley ailesi oradaydı, korkuyla bekliyorlardı.Lariana Weasley'lerin arkasına saklanmış bir şekli fark etti, kahkaha attı ve Ssea'ye döndü.

 

-ooooo...bak kim buradaymış! Vızvız Pottey! Korkudan saklanmayı tercih etmiş!”Gülmesini keserek "en sonunda seni ele geçirdik velet" diye tısladı.Ssea tiksinerek baktı."Demek bebek Potter önden yaşlı bulanığı yolladı bende  burda kim eksik diye bakıyordum sevgili bulanık arkadaşın Granger ona ne olduğunu bilmek ister misin?” Lariana zevkle, solgun yüzlere baktı

-Gerçi birazdan hep birlikte olacaksınız söyleyerek ağzımı yormak istemiyorum Ssea sen söyle

 

-Bulanık Granger söylediklerimizi yapmadı bizde onu öldürdük, zevkle, isteyerek, hissederek öldürdük" :dedi gülerek.

 

-Tıpkı birazdan sizleri öldüreceğimiz gibi.Sonra da sırayla Weasleylere lanet etmeye başladı

-Ssea sen de katıl çok eğlenceli!Potterı da beraber öldürelim…

 

Alassea "Onu öldüremeyiz Karanlık Lord'a götürmemiz gerek ama önce şu Muggle aşıklarını halledelim” dedi Harry’yi görünmez ipler bağlamıştı hareket edemiyoru.İlk olarak Lariana "Crucio" diye bağırdı, Harry acıyla bağırdı..Lariana Ssea'ye döndü

 

-Bence paket yapmalıyız Lordu’muza öyle vermeliyiz” Bir yandan da Harry’e bakıp şaşkınlıkla iç geçiriyordu,Bu çocuk muydu bunca zamandır öldüremedikleri.Ya daha öncekiler inanılmaz beceriksizlerdi ya da kendileri aşırı yetenekliydiler; Lariana ikinciye inanmayı tercih etti.

 

-Lordumuz paketten çok memnun olacaktır" dedi ve sırıttı.

 

-Bencede.. Herkesi öldürüyor muyuz?

 

-Oh evet!kesinlikle, hadi başlayalım

-Haydi” dedi Ssea keyifle.Asasını kaldırdı ve Percy Weasley yere cansız serildi "Avada Kedavra!" Ardından Ssea asasını salladı, Ginny Weasley ölmüştü.Harry bağırıyordu.Acıdan gözleri kör olmuştu. Lariana ve Ssea ise keyifle gülüyorlardı.En son Mrs. Weasley de düştükten sonra  sonra soluk soluğa durdular.Lariana;

 

-Heheyt bee! Bir daha böyle bir eğlence ne zaman ele geçer?Haydi Ssea teslim etmemiz gereken bir paketimiz var bir an önce yola çıkalım da sonra uzuun bir tatile ihtiyacı olacak benim! bol biralı hem de " diye ekledi gülerek "tabii sen de geliyorsun benimle!İtiraz istemem Ssea gülerek "Kesinlikle" dedi.Bahçeye çıktılar, güneş batmak üzereydi.Alessea ve Lariana manzaranın keyfini çıkardıktan sonra buharlaştılar.Bir görev daha başarıyla bitmişti.

 

 

Perde Kapanır.



Alassea & Lariana

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı